Mayıs Gözdelerim'18

Merhaba dünyalılar. Aslında bu yazıları her ayın ilk haftası bitmeden yazmaya çalışıyordum fakat bu hafta 'Geçen ay sipariş ettiğim aliexpress siparişlerini de bekleyeyim onları da koyarım belki.' derken az biraz geciktik.


Bu arada gelmediler. Haziran  Gözdelerim'de görürsünüz umarım. Öldürücü 7 Gün #12 yazımda Mayıs ayımın ne kadar saçma geçtiğini az çok anlatmıştım. (Tekrar okuduğumda o yazıyı aslında beğenmedim. Birçok olayı pas geçtiğimi fark ettim. Aslında kaldırıp tekrar yazacaktım ama yorumlara kıyamadım bu yazıdan itibaren yazılarıma daha çok özen göstereceğim.)  Buna rağmen geçen ay için yazacak epey madde bulmam olağanüstü biraz açıkçası.


Alınanlar

Geriye dönüp baktım da Mayıs ayı hediye dolu geçmiş benim için. (Normalde hiç hediye almadığımı varsayın lütfen çünkü böyle.) Ve yine yeni fark ettiğim bir durum gelen üç hediye de benim o eşyalar çapında ilklerim. Bu da her birine apayrı bir değer yüklüyor.


  

Kilometrelere rağmen insanlara ulaşabilmek, ruhlarına dokunabilmek çok ayrı bir duygu. Bunu yapmayı beceriyorum sanırım. Ayrıca yine kilometrelerce ötede olan birinin sizi çevrenizdeki insanlardan çok daha iyi tanıması da ayrı bir mevzu. Gerçi benim çevremde az insan var ve hepsi anime hastası olduğumu biliyor ama en çok sevdiğim animeyi sorsanız bir  tanesi bilir sadece. (Aslında ondan da emin değilim) Gerçi bu biraz da benim hatam olabilir, insanlara fazla kapatıyorum 'kendimi' gibi geliyor bu sıralar. Sanki gerçekten nelerden zevk aldığımı kimseye anlatmıyorum tek konuştuğumuz dert, ders, kariyer.


Animeler arasında ayrım yapmak elbette zor ama favori listemin birinci sırasında FullMetal Alchemist:Brotherhood ikincisinde ise Fairy Tail var. (İkisinin de anime yazılarını yazmamam büyük utanç kaynağı.) Gerçekten hiçbir fikrim yoktu ne paketten ne hediyeden ne de yazdığı mektuptan. Okuduğum zaman sanırım bir yarım saat ağlamış olmalıyım. Çünkü şu var ki Dünyalı ben en umutsuz olduğum zamanlarda yine kendi elimden tutup kendimi ayağa kaldırdım. Çok istedim zamanında biri bana rehber olsun. Ama olmadı. Pişman mıyım? Hayır elbette, biliyorum ki o zamanlarda yapayalnız olmasaydım şu an olduğum kişi olamazdım. Ama insanların hayatlarına dokunma arzum buradan geliyor. Bunu yapmayı seviyorum ve sanırım görüldüğü üzere yapabiliyorum da. Umarım bir gün çok daha fazla insanın hayatına dokunabilirim.


Hayatım boyunca kırtasiyeyi,kalemi,kağıdı sevdim. Zaten bir çoğumuz gibi benim de yazma aşkım buradan geliyor. Fakat benim Peder yine bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da beni asla anlayamadı. Üniversiteyi kazandığım yaz kimsenin haberi olmaksızın dolma kalemler bakardım. Hele Lamy Dark Lilac. Kaç defa uzun uzun baktım o kaleme hatırlamıyorum. Bu kalemler kimine ekonomik gelebilir fakat benim gibi tek maddi kaynağı kendi cebi olan biri için çok çok pahalı. 


Gerçekten kalbiniz ve niyetinizin çok önemliymiş. Bu aralar anladığım en büyük ders sanırım. Bir kadınla tanıştım. İsmini vermek istemediğim girdiği her alanda yeniliklere, değişimlere imza atan bir kadınla. Yine yüz yüze değil maalesef ama bir gün o da olacak umarım. Yine hedeflerimden biri bir gün bahsettiğim o kadınla profesyonel hayatta çalışabilmek. Onun beğeneceği ürünler yapabilmek. İşte o değerli kadın bana ilk dolma kalemimi hediye etti. Anlattım ya yukarıda kilometrelerce öteden kalplere dokunmak diye. Benim de kalbime biri dokundu. Bam telime, kimseye söylemediğim bir hayalimi gerçekleştirdi.


Dolma kalemle yazmadıysanız şu ana kadar hiç yazmamışsınızdır demektir. Gerçekten bambaşka bir duygu.


Benim bir hedef listem var. Bu listede kart postallaşmak diye bir madde var beş tane alt maddesi olan. Daha önce çok il değiştirmeme rağmen hiç kart postal atan bir arkadaşım olmadı. Aslında şu an geriye dönüp baktığım zaman zaten geride 'Arkadaşım' olarak kalan çok çok az insan var onca ile rağmen. Yine Instagram'da tanıştığım birinin teklifiydi bana kart postal yollamak.



İlk kart postalım olduğunu ona söyledim mi emin değilim. Buraya gelecek umarım, geldiği zaman onunla tanışmayı ona sarılabilmeyi çok istiyorum. Sarılmanın iyileştirici bir gücü olduğuna inananlardanım.

Epey duygusal oldu sanırım.

İzlenenlerden 


Kuşkusuz Mayıs ayının en büyük gözdesi Avengers: Sonsuzluk Savaşı. Filme vizyona girdikten iki hafta sonra Nisan'da aldığım tişörtümü giyip iron man küpelerimi takarak minik bir fan girl olarak tin tin gittim. Film biz Marvel Fanboy ve Fangirl'lerinin beklentisini çok çok fazla karşılamıştı. Ama MCU'yu düzenli olarak takip etmeyen ya da film izlemiş olmak için izleyen insanlar için bir şey ifade etmemesi doğal. 


Spoiler vermeden sıradakine geçelim.


David ve Liza'nın ayrıldığını öğrendiğim günlerde Safiya ve Tyler'ı keşfettim. Diyebilirim ki favori beş çiftimin içine rahat girerler. Hele Safiya'nın 'the internet made me buy it' serisine bayıldım gerçekten. Türk youtuber sevdiğim yok neredeyse (Başak Kablan, Gamze Alptekin vs vs gibi öneri yapmanıza gerek yok sevmiyorum onları.) Biraz iyi gibi olanlar da acayip derece kasıntı ve sanki olmadıkları bir insanmış gibi davranmaya çalışıyorlarmış gibi geliyor bana.
 Sofia ve Tyler'ın samimiyetini sevdim sanırım. Belki biz de bir gün böyle bir şeyler çekeriz?



Buzzfeed'in seri haline getirdiği bir program bu. Hannah'a bayılıyorum! Kendisi çalışan bir anne ve çocuklarını deneysel şekilde büyütüyor. Yani bizim her şeyi çok bilen yetişkinlerimiz gibi değil. Çocukları ile denedikleri bazı hedefler var. Bir haftalığına hayır dememe, kendi doğum gününü kendinin planlamasını sağlama gibi. Hepsinden çıkardığı dersleri ve hayatını tekrar buna göre şekillendirmesi inanılmaz hoşuma gidiyor. Gelecekte anne olursam sanırım Hannah gibi olmak isterdim.


Bu bir oyun mutlaka duymuşsunuzdur Barış Özcan bunun hakkında video yapmış.( B.Ö'yü de sevmiyorum. Evet. Neden bilmiyorum popüler olmadan önce de sevmiyordum) Detroit: Become Human. Ben maalesef oyunu oynayamadım PS4'üm yok çünkü. (Buradan yetkililere sesleniyorum. Hayatım bana ps4 al. -dedikten sonra gidip kendi aldı-)


Ben şahsen  robotların bilinçlenebileceğine inanmıyorum. Bunun insanın fazla gelişmiş hayal gücünden kaynaklandığını düşünüyorum. Sonuçta bir noktalı virgül bile koymadığımız zaman programı çalıştıramayan bir makinenin bilinçlenmesi bana mantıksız geliyor. Yine de post apokaliptik hastası olan biri olduğum için CS'nin 12 videoluk detroit serisini oturup bitirdim.


 Bu tür oyunlara ne deniyor tam bilmiyorum. Heavy Rain, Beyound Two Souls gibi oyunlara gerçekten bayılıyorum. 12 13 yaşlarındayken böyle oyunlar arardım (CİDDİYİM) ama o zamanlar yoktu tabi. Ben kendimi yetiştiremeden birileri işe girmiş fakat kim bilir geleceğin ne getireceğini?



Gözde İzlediklerim parçamızın sonuncusu ise Orphan Black. Dizi benim için bir Dexter bir WestWorld kesinlikle olamaz bunun sebebi benim biyolojiye çok fazla ilgi duymamam. Onun haricinde konusu harika olan bir dizi. Sadece toplamda elliden fazla bölümünün olması insanı yoruyor. Fakat karakterler güzel işleniyor hiçbir olay aceleye getirilmiyor. İzleyecek dizi arayanlara tavsiye edilir.


Son olarak iki noddle ustasının hikayesi. Türkçe altyazı yok ama biraz olsun İngilizce bilenlerin izlemesini tavsiye ettiğim bir video. Zamanım olunca çevirisini yapıp bloğa koymayı düşünüyorum çünkü feyiz alınacak çok fazla şey var.

Okuduklarım

Nisan Gözdelerim'de aldığım kitapları koyacağımı söylemiştim. Yine vazgeçiyorum an itibari ile. Okuyup çok sevdiğim kitapları yazma kararı aldım.


Wulf Dorun'un Psikiyatrist kitabını beğendikten sonra ikinci kitabını almıştım. Fakat bir türlü başlayamamıştım. Ben bunu diğer kitabın devamı sanıyordum ama pek alakası yokmuş aslında.

Gerilim romanı severlere önerilir. Zira piyasada çok fazla düzgün yazar yok zaten. Bu arada okuduğum tüm kitapları Instagram'da yorumluyorum ve öne çıkarılanlarda 'kitaplar' olarak serisi var. Bakmak istersen sevgili Dünyalı daha ayrıntılı düşüncelerimi orada bulabilirsin. (Instagram: @yalnizamaozgur)


Bu kitap çok sevildi ben bugüne dek Doğan Cüceloğlu hiç okumamıştım fakat bu kitap başlangıç oldu benim için. En kısa zamanda diğer kitaplarını da alacağım. Evli olan olmayan herkesin okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap. Aile yapılarını ve bu yapıların bizim üzerimizde olan etkisini çeşitli örneklerle çok güzel anlatıyor.

Yaptıklarım


Mayıs ayının neden çok saçma geçtiğini anlatmıştım. Mini mini bunalımlar yaşadığımdan ötürü binbir emekle yaptığım BuJo'mun Mayıs ayı çöp oldu resmen. 


 Geçen aylarda bu formatta yapmıştım yine inanılmaz derecede kullanışlı olmuştu. Bu ayda bunu tekrarladım zaten yaz olduğu için çok fazla iş yok. (desem yalandan çarpılırım aslında)




C sharp kursuna başlayalı bir ay oldu sanırım. Bu hafta sonu bir projeye başlayacağımızı anlattı hocamız. Ben C ++'tan da çat pat biliyordum aslında programlama. Kendi kendime bir not programı yazdım. Hocanın istediği bir şey değildi sadece öğrendiğimi görmek beni mutlu ediyor.


Başta yapamasam da zira çok fazla detay eklemek istedim sonradan becerdim. Bakalım bu kurs beni nerelere götürecek.

İşte böyle Dünyalılar. Aralarında sevdiğiniz gözünüze çarpanlar oldu mu? Aşağıya düşüncelerinizi bırakmayı unutmayın!


8 yorum

  1. Doğan Cüceloğlu 😊 bana da geçen hafta birisi okumam için vermişti ama okuyamadım bir türlü dolma kalem benim için eski bir alışkanlık gibi geçen doğum günümde arkadaşım ad ve soyadım yazılı bir dolma kalem hediye ettiğinde çok sevinmiştim kurs da başarılar dilerim sana 😊😊 kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  2. Yazıyı okurken senin adına sevindim aldığın hediyeler ve seni mutlu eden şeyler için. Marvel- DC pek alakam yok ama Infinity War filmini merak ediyorum, çokça spoiler yesem de. Oyuna da şu aralar çok rastlıyorum, videosunu izlemedim ama ilgimi de çekmedi. Renkler karanlık olduğu için sanırım. Bujo yapanları görmek güzel, ben de biraz hevesleniyorum ama bana göre mi değil mi emin değilim :')

    Yazıyı okumak ister istemez gülümsememe sebep oldu, kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  3. fairy tail izlicem buldum mangadaaa :)

    YanıtlaSil
  4. En çok bilgisayar kursuna ve kaydettiğin aşamaya sevindim! İnşallah ileriki günlerde de aşamaların devam eder.Bu arada bullet Journal'ın bayağıı güzel görünüyor ellerine sağlık ^^

    YanıtlaSil
  5. Bu Gözdeler yazı dizisi o kadar dolu dolu oluyor ki her şeyi not alıp okumak, izlemek istiyorum :D Barış Özcan'ın videolarını kaliteli buluyorum ama sıkıldım sanırım artık. Hayat hep sana mı güzel diyesim geliyor :D

    Orphan Black benim çok bayılarak izlediğim bir diziydi. Sonra yeni sezon beklerken balık beyinli olduğum için bir önceki sezonu unuttum, yeni sezon başlayınca izlemeyi denedim ama her şeyi sıfırladığım için hiçbir şey anlamadım :D Tekrar izlemek de zor geliyor, güzelim diziyi bitiremiyorum :D

    Haziran çoook daha huzurlu ve mutlu bir ay olur umarım Elena :'))

    YanıtlaSil
  6. Stickerlarına bayıldım :) Dolma kalemin de çok güzelmiş güle güle kullan :) Programlama öğrenmene çok sevindim aslında herkesin bilmesi gereken birşey kodlama öğrenmek ben de 5 yaşımdaki kızıma yavaş yavaş bu mantığı öğretmeye başladım bile tabii yaşına uygun olarak :)
    Bu arada blogunu takipteyim seni de bana beklerim.

    birsenle.com

    YanıtlaSil
  7. Güzel hediyeler almana sevindim. Benim hiç dolma kalemim olmadı. Yokluğunu hissetmedim ama yorumundan sonra bir tane alsam mı dedim. Dolma kalemlerin seveni çok. Hatta sadece bu konu üzerine olan bir blog da vardı.

    Youtuber'lar konusunda pek bilgili değilim. Düzenli izlediğim sadece Ezgi'nin Kanalı var. Onun Marvel videolarını seviyorum. Avengers'ın son filmini sinemada izledim, çok güzeldi. Devamı için sabırsızlanıyorum.

    Haziran ayının çok güzel geçmesi dileğiyle :-)

    YanıtlaSil
  8. Orphan Black dizisini izledim çok güzeldi. Oradaki Cosima karakterini çok sevdim. Bende bir gün seninle tanışmayı çok isterim :)

    YanıtlaSil

My Instagram